akıntı

is.
1. akmak 的动名词: Musluğun \akıntısı bir türlü kesilemedi. 水龙头流水不止。
2. (水、气)流: kutup hava \akıntısı 极地气流, 寒流 su \akıntısı 水流 Akıntı onu almış, ırmağın ta ortasına sürüklemiş. 水流把他卷走, 一直卷到了河中央。
3. 医́ 渗出, 流脓, 流血水
4. (树脂溶化或油漆过稀流淌造成的)曲痕, 弯曲的道道
5. 建́ 屋顶斜坡, 屋檐斜坡: Bu damın akıntısı az gelmiş. 这个屋顶的坡度似乎不够。Bahçenin akıntısı olmadığı için yağmur yağınca su basıyor. 由于花园没有坡度, 所以一下起雨来就积水难泄。
◇ \akıntı aşağı 顺流而下 \akıntı çağanozu 1) 卷入激流的螃蟹 2) 谑́ 身体有明显残疾行动笨拙的人 \akıntı vermek 开泄水渠(孔) \akıntı yukarı 逆流而上 -i \akıntıya bırakmak 使卷入风波, 使介入事件; 使遇到麻烦: İşleri iyi plânladı, titizlikle uyguladı, akıntıya bırakmadı. 他把事情计划得很好, 做得也很小心, 没有遇到麻烦。\akıntıya gitmek 徒劳, 白费力, 无效益 \akıntıya kapılmak 1) 被卷入激流: Akıntıya kapılmış, az kalsın boğuluyormuş. 他被卷入激流, 眼看就要被淹死了。Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var, kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı. 一个人被卷入了水流, 其它人拼命地拉他。 2) 被卷入风波, 随波逐流 -i \akıntıya kaptırmak 使卷入风波, 使介入事件; 使遇到麻烦 \akıntıya karşı kürek çekmek 白费力气, 白忙活, 徒劳无益, 白费工夫: Olan olmuş, sen akıntıya karşı kürek çekiyorsun. 事已至此, 你这是瞎耽误工夫。\akıntıya kürek çekmek 白费力气, 白忙活, 徒劳无益, 白费工夫: Sen akıntıya kürek çekiyorsun hemşehrim, bu böyle olmaz. 你这是白费工夫, 老乡!这样不行!Bu iş gerçekleşemez. Boşuna akıntıya kürek çekme. 这件事成不了, 你就别白费工夫了!

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • akinti — ãkinti vksm. Tólimosios šviẽsos gãli ãkinti kitùs vairúotojus …   Bendrinės lietuvių kalbos žodyno antraštynas

  • akıntı — is. 1) Akma işi Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi. 2) Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan Bataklıklardan kurtulduktan sonra, akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum. Ö. Seyfettin 3) Eğiklik, eğim,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akinti — ãkinti, ina, ino tr. 1. daryti aklą: Negeros liekarstos, dedamos prie akių, tuo tik ãkina, t. y. aklą daro J. 2. daryti laikinai aklą, nematantį ar sunkiai matantį: Ir kam tiek šviesos, net ãkina? Btg. Žaibai su piktais perkūnais akinte akino; …   Dictionary of the Lithuanian Language

  • AKINTI — Bir sıvı cismin mütemadiyen hareketi, akış. * Nehir veya deniz suyunun bir tarafa doğru cereyanı. * Bazı hastalıklarda vücuttaki bir delikten cerahat akması …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • akıntı bilimi — is., den. Deniz akıntılarını inceleme konusu edinen bilim dalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akıntı çağanozu — is. 1) Akıntıya kapılmış yengeç 2) alay Vücudunda göze çarpacak bir çarpıklık bulunan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akındı — akıntı …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • akinimas — 1 ãkinimas sm. (1) 1. → akinti 3: Skalbinių akinimu užsiima motriškosios Slnt. 2. → akinti 5: Vaikų ãkinimas yra tėvų priedermė Slnt. 3. → akinti 6: Žmogui visur reikalingas ãkinimas Brt. akinimas; paakinimas …   Dictionary of the Lithuanian Language

  • Peter Tatchell — Infobox person name = Peter Gary Tatchell image size = 220px caption = Peter Tatchell joining the Green Party in 2004 birth date = Birth date and age|1952|1|25|df=y birth place = Melbourne, Australia occupation = Political campaigner party =Green …   Wikipedia

  • akıntıölçer — is., coğ. Bir akarsuyun ve kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayna — is., Far. āyīne 1) Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum. T. Buğra 2) Karagöz oyununda perde 3) Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.